Otobüs – Sinema

Resim

 

Son sinema yazımdan beri birçok film izledim. Aslında epey etkilendiklerim oldu, ama anlamlı gelenleriyle ilgili ben de iz bırakmak istiyorum ve Otobüs filmiyle ilgili de yazmadan geçemeyeceğim.

Öncelikle, film benim ölçülerimde sıkıcı ve tekdüzeleşen bir şekilde çekilmiş, bunu belirtmeliyim. Dolaylı anlatımın da benim için ortası yok; anlamlandırırsam çok keyif alıyorum, anlamlandıramazsam dikkatim dağılıyor. Ama burada bazı noktaların üzerinde durmak gerek. Otobüs filmini, Sarı Mersedes’i çok beğenip Tunç Okan’ın sadece 3 film yaptığını öğrendikten sonra edinmiştim. Favorim hala Sarı Mersedes, ama Otobüs filminin de hakkını vermek gerek.

Öncelikle film çok güzel bir müzikle başlıyor ve müziğin Zülfü Livaneli’ye ait olduğunu öğrenince biraz da hüzünleniyorum. Çünkü bağlama, bas gitar ve perküsyon kullanarak yapılan soundtrack çok iyi. Hala geç değil, Hans Zimmer olacak değil ama tekrar denemesinde fayda görüyorum. Neyse efendim, filmde eski bir otobüs içerisinde 10 kadar aymamış Türk, pasaportsuz ve beş parasız Stockholm’ün ortasında bırakılıyor, “Polislere görünmeyin.” uyarısıyla. Ve filmin sonuna kadar ortamla uyum sağlayamıyor, yapıcı bir uyumlaşma sağlayamıyorlar. Bunu Türk insanını kötü göstermek gibi anlayan olabilir belki, ama benim yorumum bu insanların içe kapanıklığı ile birlikte İsveçliler’in, belki onların üzerinden Avrupa toplumunun Türkler’e bakış açısını da yansıtıyor. Bunu hem otobüsteki garibanların, hem de onları dolandıran kişinin yaşadıklarında görüyorsunuz. Diğer taraftan, İsveçliler de adeta ucubeler olarak gösterilmiş. Bunu da ekşi sözlük’te bir arkadaş çok güzel yorumlamış, film İsveçliler’i Türklerin gözünden, Türkleri İsveçliler’in gözünden anlatıyor; o yüzden abartılar fazlalıkta. Tabii karikatür anlatımın bir sonucu olarak, eleştiriler keskin yapılmış ve zamanında yasağa uğramasındaki neden de zannedersem bununla ilgili.

Diyaloğu fazla olan, iç dünyaları daha yorumlayan bir film beni daha mutlu ederdi, ancak film bu haliyle eşsiz. Özellikle de, bütçe fakiri prodüksiyonlarla hatrı sayılır filmleştirmelere imza atan türk yönetmenlerinin her fırsatta hakkını teslim etmek gerektiğini düşünüyorum. Bu anlamda, bu güzel tecrübe için filmde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyor, Tuncel Kurtiz abimizi bir kere daha rahmetle anıyorum.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s